fbpx
Image
MENA Bölgesi

MENA Bölgesi

 

MENA kavramı, Orta Doğu (Middle East) ve Kuzey Afrika (North Africa) kelimelerinin kısaltmalarından oluşturulmuştur.

MENA Bölgesi, Cezayir, Bahreyn, Mısır, Iran, Irak, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Libya, Fas, Amman, Katar, Suudi Arabistan, Suriye, Tunus, Birleşik Arap Emirliklerive Yemen’den oluşmaktadır.

2019 yılı itibariyle OPEC (Petrol ihrac eden ülkeler örgütü) üyesi olan 14 ülkeden 7’si MENA bölgesinde yer almaktadır. MENA bölgesindeki OPEC üyesi ülkeler Irak, İran, Kuveyt, Suudi Arabistan, Libya, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir’den oluşmaktadır.

MENA ülkeleri genel kapsamda dini ve kültürel anlamda birbirlerine yakın olsa da ekonomik bakımdan birbirinden farklı gelişmişlik düzeylerine sahip heterojen ülke konumundadırlar. Milli gelir bakımından önde olmayan bazı ülkelerin kişi başı milli gelirinin yüksek olması bölge ile ilgili dikkat çekici bir özellik taşımaktadır.

Orta Doğu'nun geçen yıl mal ithalatı, 2019'daki 747,9 milyar dolara kıyasla yüzde 13,5'lik bir farkla 647,2 milyar dolara ulaştı.

Dünya Ticaret Örgütü'nün verilerine dayandırılan "Al-Iqtisadiah" gazetesinde yer alan haberlerin izleme birimine göre, Orta Doğu'ya yapılan mal ithalatı, küresel pandeminin yansımaları sırasında 2010'dan bu yana en düşük seviyelerine ulaştı. geçen sene.

Orta Doğu ithalatı, 2020 yılı için dünyanın toplam ithalatının yaklaşık yüzde 3,6'sını oluşturdu ve 2019'da yaklaşık yüzde 3,9'a kıyasla 17,8 trilyon dolar oldu.

Geçtiğimiz yıl, Orta Doğu ülkelerinin birçok ekonomisi, petrol fiyatlarındaki düşüşün yanı sıra, ihracat üzerindeki baskıyı artıran Kovid-19 pandemisinin bölgede ve dünyada neden olduğu ekonomik zararın ortasında, on yılların en büyük daralmasına tanık oldu. Körfez ülkeleri de dahil olmak üzere ülkeler.

Orta Doğu ithalatı, Körfez ülkelerinin 447,6 milyar dolarlık mal ithal ettikten sonra geçen 2020 yılında Orta Doğu ithalatının yüzde 69,2'sini kontrol ettiği Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinde yoğunlaşıyor.

Körfez ülkelerinin ithalatı geçen yıl yaklaşık yüzde 14 veya 73 milyar dolar eşdeğeri azaldı, çünkü 2019'da ithalat yaklaşık 520,6 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Körfez ülkelerinin ithalatının ağırlıklı olarak BAE ve Suudi Arabistan üzerinden yoğunlaştığı, Körfez ülkelerinin ithalatının yüzde 81,4'ünü oluşturduğu, BAE'nin ithalatının yaklaşık 226,4 milyar dolar ve Suudi Arabistan'a yaklaşık 138 milyar dolar olduğu, Körfez ülkelerinin geri kalanının ithalatı ise yaklaşık 83,2 milyar doları buldu.

BAE'nin 24., Suudi Arabistan'ın 34. sırada yer aldığı 2020 yılında BAE ve Suudi Arabistan dünyanın ithalat hacminde en büyük 50 ülkesi arasında yer alıyor.

İthalat açısından ülkelerin başında ilk sırada ABD, ardından Çin ikinci sırada gelirken, Amerika toplam ithalatın yaklaşık yüzde 13,5'ini, Çin ise yüzde 11,7'sini oluşturuyor.

Ortadoğu'ya dönersek, geçtiğimiz yıl ticaret hacmi 772,5 milyar dolar mal ihracatı ve yaklaşık 647,2 milyar dolar mal ithalatı ile yaklaşık 1,42 trilyon dolar oldu.

MENA imports.jpg

1- Türkiye ve MENA ülkeleri arasındaki dış ticaret ve sermaye hareketleri

Türkiye 1980’li yıllardan itibaren dışa açık ekonomi politikası benimseyerek, dünyadaki konjonktürün de etkisiyle özellikle yakın coğrafyadaki ülkelerle ticari faaliyetlere başlamıştır. Bu noktada Avrupa Birliği (AB) coğrafi, siyasi ve ekonomik nedenlerle Türkiye dış ticaretinde en önemli ortak haline gelmiştir.

Ortadoğu ülkelerinin Türkiye’nin dış ticaretinde AB’nin gerisinde kalmasının en önemli nedenleri, söz konusu ülkelerin uzmanlaştığı ürün ve sektörlerin yapısı, siyasi karışıklık ve savaşlar, serbest ticaretin önündeki engeller olarak sıralanabilir.

Ortadoğu ile ticari ilişkilerin önemi, AB’nin 2008 yılında yaşanan global krizden oldukça etkilenmesi ve birlik içerisindeki ülkelerde daralan talep dolayısıyla Türkiye’nin kendisine alternatif pazar arayışına girmesiyle daha da artmıştır.

Ekonomi Bakanlığı ve Merkez Bankası’ndan elde edilen verilere göre Ortadoğu’dan Türkiye’ ye gelen yabancı sermayede öne çıkan ülkeler Katar, BAE, Suudi Arabistan ve Kuveyt’tir, dış ticarete yön veren ülkeler ise BAE, Iran, Iraq, Suudi Arabistan ve Mısır’dır.

Türkiye’ nin ithalatında ilk sırayı hidrokarbon sektörü alırken, ihracatta ilk sırayı demir-çelik, altın ve mücevher almaktadır. Ortadoğu ile ticaret 2008 yılından itibaren daha çok canlanmış, 2014 yılına kadar dalgalı da olsa genel olarak artma eğilimine girmiştir.

2014 yılında ise petrol fiyatlarının aniden düşmesi neticesinde genel olarak ekonomisi petrole dayanan ülkelerin iç taleplerinin daralması ile ithalat rakamlarında düşüş yaşanmış ve devam etmiştir. 2005 yılından sonra, serbest ticaret anlaşmalarının da etkisiyle genel anlamda artan ikili dış ticaretin, söz konusu ekonomik problemlerin aşılmasıyla yeniden canlanması beklenmektedir.

2- MENA bölgesindeki GSYİH büyümesi

Nisan 2020’de MENA bölgesi gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYİH), yeni koronavirüsün yayılmasının ve buna bağlı küresel petrol fiyatlarındaki düşüşün yarattığı şok nedeniyle 2020'de %1,1 daralması bekleniyordu. Bununla birlikte, 2019'daki büyüme %0.3 ile zaten düşük seviyelerde bulunmaktadır.

Küresel ekonomik faaliyetteki aksaklıklar, bölgenin mal ve hizmetlerine, özellikle petrol ve turizme olan talebi azalttı. Bölgede virüsün yayılması ve sosyal mesafe önlemleri de olumsuz iç arz ve talep şoklarını tetikledi. Mayıs 2020 tarihli Dünya Bankası raporuna göre, bölgenin gerçek kişi başına GSYİH'nin 2020’de %2,6 daralması beklenmektedir.

Bölgedeki gelişmekte olan ülke petrol ihracatçılarının üretiminin %3,9 daralması bekleniyor. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) çıktısının da %0.4 düşmesi tahmin ediliyor. Petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen, bölgedeki petrol ithalatçılarının büyümesi Ekim 2019'da %4,4'lük tahmin edilmekte iken %0,6 olarak güncellenmiştir.

1 Nisan 2020’de yapılan büyüme tahminlerindeki bu değişiklikle, tüm MENA için krizin beklenen maliyetlerinin, bölgenin 2019 GSYİH'sinin yaklaşık %3,7'si (yaklaşık 116 milyar dolar) olacağı tahmin edilmektedir. Suriye, Irak, Libya ve Yemen iç savaşta ve bu savaşlar insan hayatına ve fiziksel altyapıya büyük zararlar vermektedir.

Diğer taraftan bölgede olumlu gelişmelerde baktığımızda; mali ve enerji cephelerinde yapılan güçlü reformlarla Mısır’ın büyüme oranı 2019'da %5,6 seviyesine yükselmiştir. Irak'ın iyileşme ve yeniden yapılanma çabaları yavaş da olsa ilerlemeye devam etmektedir.

Pek çok petrol ihraç eden ülkedeki önemli mali açıklar, bilançolarda süregelen bozulmaya yol açacaktır. Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin çoğu 2020'de büyük mali açıklar açıklayacak, sadece Katar ve Abu Dabi’nin tek haneli açık vermesi tahmin edilmektedir. Petrol fiyatları Ekim 2019'da 60 dolardan Ekim 2020'de 40 dolara gerilemiştir. Bu kapsamda OPEC ülkeleri günlük petrol üretimini kısıtlama kararı almış ve yılsonu varil fiyatlarının 35 dolara kadar düşmesi beklenmektedir. 2019 yılında Körfez ülkelerinin bütçe açığının milli gelire oranı %5 iken 2020 yılında %18'e çıkması beklenmektedir.

Yenilenen enfeksiyon dalgaları, bölge genelinde dış gelirleri, kamu maliyesini, istihdamı ve GSYİH büyümesini engellemeye devam ediyor. MENA'nın petrol ithalatçıları için, düşük petrol fiyatlarının yararı, turizm ve işçi dövizleri de dahil olmak üzere daha geniş pandemi etkisi nedeniyle değişen derecelerde ağır basmaktadır ve dış şoktan önce yüksek kamu borç seviyeleri göz önüne alındığında, mali teşvik için genellikle sınırlı alan vardır.

3- MENA ülkeleri ile dış ticaret

2008 yılında yaşanan finansal kriz, başta Amerika olmak üzere, Avrupa ülkelerini ve bu ülkelerle sıkı dış ticaret ilişkisi olan ülkeleri oldukça etkilemiştir. TUİK verilerine göre Türkiye ihracatı içerisinde AB’ nin payı, 2008 yılı öncesinde %50’den fazla iken, bu yıldan sonra finansal krizinin etkisiyle azalmaya başlamış, 2012 yılında en düşük seviyeye gerilemiştir. Yine 2012 yılında MENA ülkelerinin Türkiye’ nin ihracatı içerisindeki payı da en yüksek düzeye ulaşmıştır. MENA’dan yapılan ithalat, diğer bölgelerle kıyaslandığında düşük olsa da yine bu yılda en yüksek seviyesine ulaşmıştır.

Türkiye’ den MENA’ ya yapılan ihracat genel olarak ithalata göre daha fazladır. Dolayısıyla MENA’ya dış ticaretimiz genel anlamda fazla vermektedir. Bu durum Türkiye açısından avantajlı gibi görünse de beraberinde risk de getirmektedir. Nitekim 2014 yılında petrol fiyatlarındaki ani düşüş, petrol üreticisi ve ihracatçısı konumunda olan pek çok MENA ülkesinin Türkiye’ den yaptığı ithalatı olumsuz yönde etkilemiştir.

Ortadoğu’ ya ihraç edilen ürünlerin katma değeri çok yüksek olmayan tüketim mallarında yoğunlaşmıştır ve Çin ve Hindistan’ ın bölgedeki gücünün artması da tehlike arz etmektedir.

2019’da Türkiye-MENA bölgesi arasındaki dış ticaret (Milyon USD)

Ülke

Türkiye’nin ihracatı

Türkiye’ye ithalat

Ticaret dengesi

Ticaret hacmi

Cezayir

1,865

720

1,145

2,586

Bahreyn

64

144

-79

208

Mısır

3,317

1,486

1,830

4,803

Iran

2,263

3,100

-836

5,363

Urdun

641

32

609

673

Kuveyt

543

97

446

640

Lübnan

1,022

33

989

1,056

Fas

2,291

590

1,701

2,882

Umman

613

102

510

716

Katar

1,161

262

899

1,424

Suudi Arabistan

3,182

1,914

1,267

5,096

Tunus

847

156

691

1,003

BAE

3,516

4,332

-816

7,848

Suriye

1,225

90

1,135

1,315

Libya

1,960

474

1,486

2,434

Irak

8,975

2,517

6,458

11,493

TOPLAM

33,485

16,049

17,436

49,534

Kaynak : Trade map

MENA ülkelerinin neredeyse hepsini kapsayan İslam İşbirliği Teşkilatı’ na Türkiye’nin de üye olması dış ticaretin gelişmesi adına önemlidir. Ancak, birlik içi ticaret, dünyadaki diğer entegrasyon hareketlerine bakıldığında düşük seviyededir ve üye ülkeler özellikle yakıt ürünlerinde birbirlerine bağımlı durumdadır.

Türkiye’nin Ortadoğu ile ticaretine bakıldığında 2019 yılında Ortadoğu’ya yapılan ihracatının, toplam ihracatın %19‘una, ithalatın ise toplam ithalatın %8’ine denk geldiği görülmektedir.

Bu paylar yıllar itibariyle büyük değişiklikler göstermese de artma eğilimindedir. Aşağıdaki tabloda MENA ülkelerinin Türkiye’ninihracatında aldıkları paya göre dizilmiş ve 2019 yılı itibariyle Türkiye ile dış ticaret değerleri gösterilmiştir. Buna göre, Türkiye’ nin ihracatında en büyük pay Irak’ a, ithalatında ise en büyük pay Birleşik Arap Emirlikleri’ne aittir.

İhracat ürünlerimiz genellikle altın, mücevherdir. MENA ülkeleriyle ticari ilişkilerinde Türkiye’ nin MENA ülkeleri ile Serbest Ticaret Anlaşmalarının da önemi vardır.

Bu anlaşmalar ile ticaretteki her türlü kısıtlama ve yasak ortadan kaldırılmakta ve dış ticaret hacminde artış sağlanmaktadır. Ayrıca son yıllarda MENA ülkelerine ihraç edilen pek çok televizyon dizisinin ekonomideki payı da önem arz etmektedir. Nitekim 350 milyon dolarlık toplam dizi ihracatımız

içindeki ilk sırayı MENA ülkeleri almaktadır. Söz konusu dizilerin son beş yılda MENA’ dan gelen turist sayısını artırmasında büyük payı vardır. Yine de Ortadoğu ile ticaret, potansiyelinin altındadır, bu da işadamlarının önünde değerlendirilmeyi bekleyen bir fırsat olduğunu göstermektedir.

4. MENA-Türkiye arasındaki sermaye hareketleri

Sermaye hareketlerinin bileşenleri doğrudan yabancı yatırımlar (DYY), net portföy yatırımları ve banka kaynaklı sermaye hareketleridir. Bunlar genellikle çok uluslu şirketler tarafından gerçekleştirilir ve ekonomiye katkı sağlamaktadır. Dış ticaret ve sermaye hareketleri arasında bir nedensellik ilişkisi bulunmaktadır.

Nitekim, DYY’ ler ihracat üzerinde etkilidir. Bununla beraber terör, savaş, siyasi karışıklıklar, belirsizlik gibi olumsuz faktörler ise DYY azalışına sebep olmaktadır. 2008 yılında tüm dünyayı etkileyen finansal kriz, AB ve ABD’den Türkiye’ ye gelen doğrudan yabancı sermayenin hızla kaçmasına neden olmuştur.

Avrupa ve Amerika’dan gelen yabancı sermayede azalma yaşanırken, özellikle Körfez ülkeleri başta olmak üzere Asya, Yakın ve Ortadoğu ülkelerinin doğrudan yatırımları artmıştır. Merkez Bankası verilerine göre 2019 yılında Türkiyeye gelen toplam DDY’nin % 25’i MENA ülkelerinden gelmiştir.

MENA ülkelerinden Türkiye’ye DDY akışı (milyon USD)

 

Katar

BAE

Kuveyt

Suudi   Arabistan

Bahreyn

Lübnan

Mısır

Iran

Ürdün

2010

515

8,333

1,309

2,671

581

392

239

107

146

2011

59

7,233

814

1,123

556

185

139

196

87

2012

80

7,811

1,862

1,901

740

693

228

297

125

2013

323

5,924

1,272

1,387

824

814

146

227

98

2014

778

6,847

1,800

1,811

1,110

909

176

240

143

2015

715

4,573

1,162

1,239

960

528

118

192

104

2016

4,941

3,585

1,047

994

996

757

99

176

70

2017

5,663

4,084

1,252

928

1,287

831

123

89

83

2018

6,257

1,679

1,061

591

500

456

86

69

21

2019

21,886

6,145

1,482

826

641

528

126

91

11

Kaynak: TCMB

Türkiye’nin hali hazırda 21 Serbest Ticaret Anlaşması (STA) bulunmaktadır. Bu STA’lardan MENA bölgesinde olan ülkeler : Tunus, Fas, Filistin, Mısır. Öte yandan, Lübnan, Sudan ve Katar STA'ları iç onay süreçlerinin tamamlanmasını müteakip yürürlüğe girecektir. Türkiye ile Suriye Arasında Serbest Ticaret Alanı Tesis Eden Ortaklık Anlaşması 2011’de askıya alınmıştır.

2011’de yürürlüğe giren Türkiye-Ürdün Serbest Ticaret Anlaşması, 2018 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır.

Covid 19 salgınıyla birlikte petrol ve doğalgaza talep ile fiyatın büyük düşüşü, Körfez ülkeleri ile dış ticareti olumsuz etkiliyor. Türkiye’nin 2017’de Katar boykotuna katılmaması ve 2018’deki Suudi gazeteci Adnan Kaşıkçı cinayetinde net bir tutum sergilemesi nedeniyle Suudi Arabistan-Türkiye ilişkileri gerildi.

Ekim 2020’de Türk mallarına boykot uygulayan Suudi Arabistan ve müttefiki Birleşik Arap Emirliklerininde katılımıyla Türkiye’nin Körfez ülkelerine ihracatı önceki dönemle karşılaştırıldığında Kuveyt hariç düşmüştür.

Boykottan en çok etkilenen sektörler hazır giyim ve konfeksiyon, tekstil ve hammadde, kimyevi maddeler, elektrik elektronik, demir ve demir dışı metaller, çelik, , kağıt ve orman ürünleri, mobilya, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, kuru meyve ve mamulleri, yaş meyve ve sebze, zeytin ve zeytinyağı, su ürünleri ve hayvansal mamuller.Tek artış tütün ihracatınızda gerçekleşti.

Türkiye'nin Körfez Ülkelerine İhracatı’na boykot ve pandemi etkisinin karşılaştırılması (Milyon USD)

Ülke

Kasım 2020

Kasım 2020

Change (%)

Suudi Arabistan

216

102

-53

Birleşik Arab Emirlikleri

255

180

-30

Bahreyn

26

12

-53

Umman

76

41

-46

Kuveyt

48

58

22

Katar

114

90

-21

Kaynak : Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)

Boykot ve pandeminin Türk müteahhitlerin Körfez Ülkelerinde aldığı proje bedellerine etkisinin arşılaştırılması (Milyon USD)

Ülke

2015

2016

2017

2018

2019

2020*

Körfez Ülkeleri

6,538

6,616

5,517

5,944

4,463

1,262

Kaynak : Ticaret bakanlığı *=2020 yılı Ocak-Ağustos

Körfez ülkelerinde daha önce yılda 5-6 milyar dolarlık müteahhitlik işi alan Türkiye’nin müteahhitlik işleri, 2020 yılının ilk 8 ayında 1,2 milyar dolara geriledi. 2019’da dünya genelinde 19,2 milyar USD iş üstlenen Türk müteahhitler, 2020’nin 8 ayında pandeminin de etkisiyle 3,9 milyar USD’de kaldı.